Üniversite masrafları tek kalemde bitmez. Harç, kira, ulaşım, kitap, laptop… Hepsi üst üste binince "krediyle mi karşılasam?" sorusu gelir. Ama kredi kredidir demek yanlış. Devlet destekli öğrenim kredisi ile bankanın verdiği ihtiyaç/eğitim kredisi arasında faiz, geri ödeme ve risk açısından ciddi fark var. Aşağıda öğrenci kredisi karşılaştırma mantığını sıfırdan kuruyoruz: hangi soruları soracaksın, hangi sayılara bakacaksın, hangi durumda hangisi mantıklı.
Kabaca iki ana yol var:
Bu ayrım her şeyi belirler. Birinde borcun yükü zamana ve endekse bağlı, diğerinde sözleşmede yazan sabit taksite bağlı.
Faize bakıp karar vermek eksik kalır. Şu altı kalemi yan yana yaz:
| Kriter | Devlet destekli öğrenim kredisi | Banka kredisi |
|---|---|---|
| Para veriliş şekli | Aylık, öğrenim süresince | Tek seferde toplu |
| Maliyet mantığı | Endeksli güncelleme | Sözleşmedeki faiz |
| Ödemesiz dönem | Genelde var | Çoğunlukla yok ya da kısa |
| Teminat/kefil | Genelde istenmez | Gelir belgesi veya kefil |
| Esneklik | Tutar sınırlı, kurallar sabit | Tutar esnek, maliyet yüksek |
Kalıp cevap yok, ama pratik kurallar var:
Krediyi almadan önce üç sayıyı yaz: aldığın tutar, tahmini mezuniyet sonrası aylık gelir, tahmini aylık taksit. Taksit, beklediğin net gelirin küçük bir dilimini geçmemeli. Yüzde 10–15 bandı yeni mezun için makul bir üst sınır sayılır. Bunun üstü, ilk yıllarda kira ve temel giderlerle çakışır.
Diğer pratik adımlar:
Kredi kararı bir tutar kararı değil, bir zaman kararıdır. "Ne kadar borç?" sorusunun yanında "kaç yıl bu taksitle yaşayacağım?" sorusu da durur.
Eğitim borcu doğru kullanıldığında yatırım, yanlış kullan